|
Galatasaray’ın Brezilyalı yıldızı Casio Lincoln
suskunluğunu GS TV için bozdu.Lincoln, Almanya kampında GS TV’nin
sorularını yanıtlarken geçtiğimiz sezonu değerlendirdi. Bu yıldan
beklentilerini anlattı. Galatasaray taraftarına olan bağlılığı ve
hayranlığının altını özellikle çizdi. Türkiye’ye geldiğinden bu güne
ilk kez konuştu. İşte Lincoln’den çok özel mesajlar…
"Ben ilk önce Galatasaray taraftarlarına sıcak bir merhaba göndermek
istiyorum. Çok uzun zamandır benim Galatasaray taraftarına seslenme
şansım olmamıştı. Bu röportaj sayesinde kendilerine selam gönderiyorum.
Geçen sezon benim için gerçekten çok iyi başlamıştı. Ancak şunu
kesin olarak açıklamamız gerekiyor ki, ben ne yazık ki hep maç
içersinde sakatlandım. Bana karşı gerçekten çok sert fauller
yapıldı. Maçlar dahilindeki sakatlanmaların dışında ben ciddi sorunlar
yaşamadım. Benim için sezon tabiî ki daha iyi geçebilirdi fakat bu
faullerin bende yarattığı sakatlıkların sıkıntılarını yaşadım. Dolayısıyla yaşadığım bu sakatlıklar nedeniyle geçtiğimiz sezon için “Evet benim istediğim gibi geçti” diyemem.
Biz geçtiğimiz sezon takım olarak çok çalışarak başarıya ulaştık.
Geçen sene takımda tek sorun yaşayan ben değildim. Bir çok arkadaşım en
az benim kadar ağır sakatlıklar yaşadı. Basının bu noktada
Galatasaray’ın aleyhine bir tutum izlediğini gözlemledik ancak buna
karşılık biz çok çalıştık. Takımı oluşturan herkes gerçekten kazanmak istedi ve biz çok çalışarak şampiyon olduk. Şampiyonluğu takım olarak hak ettik.
Tüm
dünyada şampiyonluk hedefleyen büyük takımların sahip olması gereken
bir şey vardır. O da geniş bir kadrodur. Geniş bir kadroda oyuncuların
sadece sayısına değil niteliklerine de bakmak gerekir. İyi oyunculardan
kurulu geniş bir kadronuz varsa ve oyuncularınızın yaş ortalaması 20
yada 30 olması sizin için fark etmemelidir. Bunun dışında en önemli
unsurlardan biri, belki de takımın mümkün olduğunca fazla oyun
oynaması, yani birlikte oynamaya alışık olmasıdır. Kendimden bahsetmem
gerekirse, takımın içerisinde bulunduğum bu 1 yıllık dönemde adaptasyon
sürecini geçirmekte olduğumdan bahsedebilirim. Her geçen gün
hepimiz birbirimizle oynamaya daha fazla alışıyoruz ve bu tecrübe,
birbirimizle oynama alışkanlığı bizi daha da ileriye götürecek.
Yaşın ise ben önemli olduğunu düşünmüyorum. İyi oyuncular 20 ya da 30
yaşında olabilirler. Onların iyi olmalarını yaşları belirlemez.
Kaliteleri ve yaptıkları önemlidir.
Geçen yılla ilgili çok değerli anılarımız var. Çok zor zamanlar
geçirdik. 1-0 zorlukla kazandığımız birçok maç oldu. Ama bu maçlarda
aldığımız puanlar bizi şampiyonluğa götürdü. Sadece bir maçtan ya da
birkaç maçtan bahsetmem mümkün değil. Tüm takım olarak gerçekten zor
etaplardan geçip sene sonunda şampiyon olduk ki, bence önemli olan
geçirdiğimiz sezonun bütünü… Ama yine de Gençlerbirliği maçı
bende gerçekten çok fazla yer etmiş bir maçtır. Hatta o maçtaki
formalardan birini ben de yıkamadım evde aynı çamurla saklıyorum.
Çerçeve yaptırdım ve duvarımda duruyor. Şampiyonluk yolunda unutulmaz bir maçtı.
Benim için ailem çok önemli. Öyle zannediyorum ki bunu da herkes
biliyor. Ben yaklaşık 7-8 senedir evimden uzakta Avrupa da top
oynuyorum ve ailemi ancak sezon sonlarında görüyorum. Ailemi gördüğüm
kısa dönem için kendimi şarj etme dönemi diyebilirim. Yine bu sene
kendimi ailemin yanında bir süre şarj edebildikten sonra döndüm ve
şimdi önümüzdeki sezona hazırlanmaya gayret ediyoruz.
Brezilya’da ben bölgesel şampiyonluklardan sonra Schalke de iki kez
kupa kaldırma şansına eriştim. Fakat hiç ulusal bir ligin şampiyonu
olmamıştım. Benim için gerçekten çok değişik bir heyecandı. O gece kaldırdığım kupanın, benim kaldırdığım ilk ulusal lig şampiyonluğu olması açısından çok büyük önemi vardı.
Geçen sezon en iyi çıkış yapan oyuncu derken; 1 veya 2 oyuncudan
bahsetmem gerekiyor. Geçtiğimiz yıl bizi gerek saha içersinde, gerekse
saha dışında bozabilecek birçok etken vardı. Fakat biz tüm bunlarla
başa çıkabilecek kuvvete sahip olduğumuzu gösterdik ve bence bu çok
önemli. Geçen sene biz bir şampiyonluk elde ettiysek bunu tüm takım
halinde elde ettik. Önemli olan da bunun görülmesi ve anlaşılmasıdır. 1 veya 2 oyuncunun çıkısından bahsetmek yerine bence bir takım başarısından bahsetmemiz daha doğru olur.
Kamp ortamı çok güzel. Çok pozitif bir dönem geçiriyoruz. İyi bir
hazırlık dönemi geçiriyoruz. Hiç kimse biz geçen yıl şampiyon olduk
diye bu sene kolayca şampiyon olacağımızı düşünmesin. Şampiyon olmuş
bir takımın başında her zaman daha büyük dertler, daha büyük sorunlar
vardır. Biz bu nedenle daha fazla çalışmalıyız ki, bu şampiyonluk
unvanımızı elimizde tutmayı becerebilelim. Bu yıl bizim için çok zor olacak. Ona hazırlanmak için çok olumlu bir dönemden geçiyoruz şu anda.
İstanbul hoşuma gidiyor. Ama bildiğiniz gibi ben çok evden çıkan
birisi değilim. Çalışma dönemlerinde benim yaptığım evden antrenmana,
antrenmandan eve gidip gelmektir. Fakat arada sırada bir veya iki gün
serbest vaktimiz olduğunda İstanbul’da biraz dolaştığım, arkadaşları
görmeye gittiğim oldu. Özellikle son dönemde benim dışarı çıktığım
hakkında biraz fazla spekülasyon yapıldı. Oysa biliyorsunuz ben
gerçekten evcimen bir adamım ve vaktimin çoğunu evde geçirmeyi tercih
ederim.
Galatasaray’ın taraftarını sözcüklerle anlatmam imkansız. Ne
söylersem söyleyeyim, size onların tam tarifini yapamayacağım. Bir çok
takımda oynadım. Ve oynadığım takımlarda seyircinin bana hoş bir ilgisi
ve sıcak bir yaklaşımı oldu. Fakat Galatasaray seyircisinin bana
gösterdiği yaklaşımı sözcüklerle anlatmak gerçekten mümkün değil.
Bu gerçekten farklı bir şey. Bana geldiğim günden beri, sadece saha
içinde değil saha dışında da bir yere gittiğim zaman gösterdikleri ilgi
gerçekten çok özel. Ben bunu gerçekten anlatacak kelime bulamıyorum.
Devamlı olarak bana hep çok güzel çok sıcak yaklaştılar. Kontratlı
bir oyuncu olarak benim Galatasaray’da ebediyete kadar kalacağımı
düşünmek mümkün değil. Ben bir gün gideceğim veya Galatasaray benimle
olan kontratını ister istemez bitirecek. Fakat Galatasaray taraftarının
benim kalbimdeki, benim gönlümdeki yeri ebediyete kadar sürecek.
İlk gün nasıl karşılandığımı hatırlıyorsunuz. O ilk gün karşılandığımda
edindiğim izlenim, o günün görüntüleri benim hala aklımda. Bazen yalnız
kaldığımda, evde oturduğumda birden aklıma geliyorlar. Bu benim için
çok önemli.
Ne yazık ki futbolda tamam, şimdi hazırım diyemezsiniz böyle bir şey
yok. Fakat benim istediğim gerçekten geçtiğimiz yıl yaşadığımız
sorunlardan, benim yaşadığım sorunlardan kurtulmuş ve onlardan bir
şeyler öğrenmiş olarak kendimi bu önümüzdeki yıla daha iyi hazırlamış
olmak. Geçen yıl hepimiz hep beraber bir takım sorunlar yaşadık. Ümit
ederim bu sene aynı sorunlarla uğraşmak zorunda kalmayız ve daha iyi
bir sezon geçiririm. Fiziki olarak tabiî ki ufak tefek sorunlarım var. Fakat bunlar oynamamı engelleyecek sorunlar değil.
Şampiyonlar Ligi bizim için gerçekten değişik bir tecrübe. Çünkü
geçtiğimiz yıl çok iyi bir Süper Lig oynamış, kupada çok büyük
başarılar elde etmiş olabiliriz. Ama Şampiyonlar Ligi’nin, UEFA’nın,
Süper Lig’in ve Türkiye Kupası’nın oynandığı koşullar tamamıyla
birbirinden farklıdır, bunları birbirleriyle karşılaştırmamak gerekir.
Ben bu yıl geçtiğimiz yılla karşılaştırıldığında çok daha iyi bir
takımımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü aynı takım bir yıl boyunca
birbirleriyle oynadı, birbirlerini tanıdı. Dolayısıyla evet bu yıl şansımız çok yüksek ve ümit ederim iyi bir Şampiyonlar Ligi geçiririz bizim ligimizin yanında.
Her oyuncunun aklında bir hedef, her oyuncunun bir hayali mutlaka vardır. Fakat Galatasaray oyuncusunun hedefi olabilecek en iyi noktaya kadar gitmek olmalıdır.
Ve ben öyle zannediyorum ki tüm takım arkadaşlarımızın içerisinde bu
var. Daha önce ben Schalke’de oynadığımda orada biz büyük başarılar
kazandık. Şunu öğrendim her şeyden önce bir futbolcu olarak her zaman başarılı olmanın her zaman galip gelmenin hayalini kurmalıyız.
Tamam bir maç kazanmış olabiliriz ama bir maç hedefe ulaşma yolundaki
ancak bir adımdır. O maçı kazanıp akşam eve döndüğünüzde bunun o
adımlardan biri olduğunu ve başarılı olma yolunda önünüzde başka
adımlar olduğunu unutmamanız gerekir. Başarı için eğer adım bu
hedefleri görürsek bence başarılı olamamamız için bir sebep yok.
Bizim Şampiyonlar Ligi ön elemesi maçımız bu yıl oynayacağımız en
zorlu maçlardan biri olacak. Ama o takım ya da bu takım olsun diye
düşünmemeliyiz. Bugün karşımıza bir CSKA, bir Fenerbahçe, bir
Gençlerbirliği çıktığı zaman bizim bunların her birini ayrı ayrı ve
aynı değerlendirebilmemiz gerekir. Dolayısıyla futbolda bu takım çıksa
da onla oynasam, şu takım daha iyiydi gibi hesapları yapmamak gerekir.
Bütün bir yıl boyunca birlikte oynadığımız için bu yıl daha
güçlenmiş bir takımla taraftarın karşısına çıkacağımızı söylemiştim.
Özellikle Kewell’ın gelişiyle birlikte daha da güçlendik. Ama
unutmamak gerek yeni oyuncularımıza bizim sabırla yaklaşmamız gerekir.
Çünkü ister istemez takıma uyum süreci yaşayacaklardır. Dolayısıyla
onların bizim hedeflediğimiz, bizim hayal ettiğimiz başarıya ulaşmaları
için beklemek mecburiyetindeyiz. Dediğim gibi bu yıl hücum hattında
olduğu gibi savunma hattımızda çok güçlü. Bunu hep birlikte göreceğiz.
Ben Galatasaray’ın oyuncusuyum. Galatasaray’a mümkün
olduğunca faydalı olmak için çalışıyorum. Sonuçta Galatasaray için
oynuyorum. Fakat oynarken her zaman Galatasaray taraftarı için, onların
gözlerine güzel gelecek bir futbol sergilemek için onların gurur
duyacakları sonuçlara ulaşmak için oynuyorum. Ben bunu aklımdan hiç
çıkarmıyorum. İlk geldiğim günden beri benim hem aklımda, hem de
gönlümde Galatasaray taraftarının çok özel bir yeri çok güzel bir
görüntüsü oldu. Ve ben hep bunun hakkını vermek için oynuyorum.
Kendilerinden ricamız sadece benim değil, tüm oyuncuların ricası var.
Sadece geçtiğimiz yılı düşünerek değil, bu yıl da bizim her maçımızda
kendilerine ihtiyacımız olduğunu düşünerek aynı geçen yıl yaptıkları
gibi bizi desteklemeye devam etsinler. Sadece saha içinde değil
gerekirse saha dışında da bizi desteklediklerini hissettirsinler. Biz
de onların yardımıyla yine şampiyonluğa ulaşmak için, kendilerine layık
olmak için elimizden geleni yapalım. Ama bizi desteklemeye devam
etsinler".
|